ERTUĞRUL: “KORKUNUN ECELE YARARI YOK

Milli merkezMilli Merkez Aydın Yürütme Kurulu Başkanı Av. Erol Ertuğrul, Türkiye’de 17 Aralık’ta patlak veren yolsuzluk, kara para aklama ve rüşvet operasyonlarının ardından yaşanan olaylar nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, Milli Merkez Aydın yürütme kurulunun çalışmalarının yanısıra, orduya kumpas ve Silivri’de pek çok bilimsel raporla sahteliği kanıtlanan delillere rağmen yıllardır ağır koşullar altında tutuklu bulunan Ergenekon tutukluları hakkında da önemli açıklamalar yaptı.

Ertuğrul’un kendi bürosunda düzenlediği basın açıklaması sırasında, aralarında Milli Merkez Aydın Örgütü Yazmanı ve emekli okul müdürü İsmail Altuntaş, yazman yardımcısı Emekli Jan. Albay Semih Egesoy ve Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şubesi Başkanı Ertuğrul Özdemir’in de yer aldığı bazı yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu.

Ertuğrul, Millî Merkez Aydın Örgütü adına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Yapılmakta olan gerici ve bölücü Anayasaya karşı çıkmak ve bu yolda kamuoyu oluşturmak amacı ile İlk kez 22 Ekim 2011 günü İstanbul’da Hüsamettin Cindoruk, Yekta Güngör Özden , Mümtaz Soysal ve Kemal Alemdaroğlu’nun yönetiminde kurulan milli Anayasa Forumu iki yıl boyunca çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar ile yapılmakta olan gerici ve bölücü anayasa konusunda Ulusumuz bilgilendirilmiş , anayasa çalışmaları adı altında Ülkemizi bölünmeye ve içerisinde Türk Ulusu , Atatürk, lâiklik olmayacak bir anayasa yapılmasına götürecek çalışmalara karşı çıkılmıştır. Bu konuda Aydın’da da basın açıklamaları, paneller ve köy çalışmaları ile Aydın kamuoyu bilgilendirilmiştir.

23 Nisan 2013 tarihinde bu çalışmalar Milli Merkez adını almıştır. Amaç, güzel Yurdumuzun tüm sorunlarına sahip çıkmak, ülkemizin bölünmesine, ülkemizde gerici bir düzen kurulmasına engel olmaktır. Nitekim bu çalışmalar sonucunda AKP yeni bir Anayasa yapamaz duruma gelmiş ve bu yoldaki çalışmalar durdurulmuştur.

Milli Merkez bir siyasal parti değildir. Milli Merkez bir dernek de değildir. Milli Merkez’in tüzel kişiliği yoktur. Milli Merkez çalışmalarının amacı Atatürk’te birleşmek ve ülkemizde milli bir hükümetin kurulmasını sağlamaktır. Bu nedenle de Atatürk’te birleşen ve fakat farklı siyasal partilere ve görüşlere sahip herkes Milli Merkez içerisinde yer almaktadır. Amaç yerel seçimlerde ve daha sonra Cumhurbaşkanı seçiminde, genel seçimlerde Atatürkçü adayların göreve gelmesini sağlamaktır.

İki yıldan bu yana Aydın’da çalışmalarını önce Milli Anayasa Forumu, daha sonra Milli Merkez adı altında yürüten kurulumuz yeni yönetim kurulunu oluşturmuştur. Milli Merkez Aydın örgütü, Başkan Av. Erol Ertuğrul, Yazman emekli eğitimci okul müdürü İsmail Altuntaş, yazman yardımcıları emekli Jan. Albayı Semih Egesoy ve işadamı Ali Demirel, Sayman işletmeci Erdal Demir, üyeler eczacı Yalçın Dinçer, DSP önceki il başkanı Av. Ali Gilik, Prof. Dr. Tülin Baş , Muhtarlar Federasyonu üyesi Ertuğrul Özdemir,TGB Aydın Başkanı Onur Altınkaynak ve İsmail Gacar’dan oluşmuştur. Bu örgütlenmede yer alan kişiler Atatürk’te birleşen ve farklı siyasal görüşlere sahip kişilerdir.

Gerici ve bölücü bir amaçla beş yılı aşkın bir süredir güzel yurdumuzda haksız, hukuksuz ve çirkin bir plan uygulanmıştır. Bu yolda, Cumhuriyetin Ordusu etkisizleştirilmiş, vatanseverler uydurma suçlamalarla cezaevlerine konulmuş, yargı kullanılarak aydınlanmacı ve yönetime karşı olan kişiler en ağır cezalara çarptırılmıştır. Bu haksız ve hukuksuz yargılamalar Bir cemaatın üyesi oldukları belirtilen polisler, savcılar ve yargıçlar eli ile yürütülmüştür. Bu çirkin planın yürütülmesi sırasında AKP yönetimi ve Başbakan Bay Erdoğan her aşamada belirleyici olmuşlar ve bu işlemlerin yürütülmesine destek vermişlerdir. Başbakan Erdoğan, Ergenekon denilen uydurma davanın savcısı olduğunu söylemiştir.

Bunca hukuksuzluğa, vatanseverlerin uydurma suçlamalarla en ağır cezalara çarptırılmalarına susan AKP ve Başbakan, ucu kendilerine uzanan bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturması başladığında gerçeği söylemek zorunda kalmışlardır. Başbakan, vatanseverlerin cezalandırılmış olmaları nedeni ile “Ayarlanmış yargıçlarla, sahte belgelerle mahkum edildiler” demek zorunda kalmıştır. AKP yöneticileri “Milli Orduya karşı kumpas uyguladılar” demek zorunda kalmışlardır. O zaman sormak gerekiyor, daha önceleri nerelerdeydiniz? Bu tavır kuşkusuz gerçeği görmüş olmak, yanlıştan dönmek tavrı değildir. Bu tavır, ucu kendilerine dokunduğu için alınan bir tavırdır. Böylece, ‘bakın bu savcı ve yargıçlar zaten hukuk dışı şeyler yaptılar, bize yapılan da budur’ demek içindir. AKP yönetimi bu soruşturmalar nedeni ile soruşturmaları yürüten valileri, emniyet müdürlerini, polisleri, savcıları görevden almış, yerlerine kendilerine yakın görevlileri atamıştır.”

Ergenekon Kanıtları Sahteydi, Ama AKP’yi Sarsan Para Sayma Makinaları, Ayakkabı Kutuları Gerçek!”

“Hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarından kurtulmak için Başbakan yasa değişikliği yolu ile HSYK’nun yapısını değiştirmeye, tümü ile siyasal yönetime bağlı bir HSYK oluşturmaya çalışmaktadır. Bu girişim başarılı olursa, hukuk devleti son bulacak, tümü ile yönetime bağlı bir savcılar ve yargıçlar oluşacaktır. Ülkemiz tam bir polis devleti olacaktır. AKP soruşturulmak ve yargılanmak istemiyor. Bu amaçla vatanseverlere uygulanan haksızlıkları gündeme taşıyor. “Bize karşı dış ve iç güçler tarafından bir karalama kampanyası yürütülüyor” diyor. Ama korkunun ecele bir yararı yoktur. Hırsızlar ve rüşvetçiler yargılanacak ve en ağır cezalara çarptırılacaktır. Bu soruşturmaları, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yolsuzlukları unutmayacağız , unutturmayacağız.

Bu ülkenin vatanseverleri ise en yakın zamanda özgürlüklerine kavuşacaklardır. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’nun girişim ve önerilerini destekliyoruz. Özel Yetkili Mahkemeler tümü ile kaldırılmalı, davalara bakmaları engellenmelidir. Oluşturulacak bağımsız ve tarafsız mahkemeler eli ile yargılamalar yenilenmelidir. Cemaatçı savcı ve yargıçlar yargıdan ayıklanmalıdır. Vatanseverler bir gün bile cezaevlerinde tutulmadan özgürlüklerine kavuşmalıdır. Ulusumuzun beklentileri budur.

Vatanseverleri cezalandırırken kullanılan kanıtlar sahteydi, uydurmaydı, ancak AKP yönetimi için yapılan soruşturmalar , bulunan milyon dolarlar, para sayma makinaları, ayakkabı kutuları gerçektir. En kısa sürede, vatanseverlere özgürlük, hırsızlara, rüşvetçilere cezaevleri yolu açılmalıdır. Ulusumuzun beklentileri budur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>